efkar…
efkar bastı sanki bu gece… ama iyiyim nedense! ve bişeyim yok. hatta acımıyor hiçbir tarafım…
çok mu alıştım o acılara… çok mu alıştım sessizliğe ve de o yalnızlığa…
yüzümde hafif bir acı izi dışında neler kaldı acaba ellerimde?
| .contents | .operations | ||
|
Archive for the 'Venus ve Mars' Category
efkar…efkar bastı sanki bu gece… ama iyiyim nedense! ve bişeyim yok. hatta acımıyor hiçbir tarafım… yitenler…ağla ağlayabildiğin kadar ey güzel; neydi…sen miydin her seddi aşıp kalbime giren dizgin…hasretim taşar yüreğimden vurur dağlara sonuk yildizlar…venus ve mars… uzun zaman sonra, o gece deniz kenarinda dalgalara ve sonra da samanyoluna dalmisken gordum cobanyildizini.. piril pirildi.. parlakligiyla ve isik huzmeleriyle diger yildizlari kor edecek kadar guzeldi… o anda farkettim zamanin cok bir ise yaramadigini.. sadece alistirmaya calistigini ve sadece yaslandirmaya ugrastigini… missed… calls…dagilmis bir kafa… is goremez bir beyin… ve felc olmus gozler… ofke, hasret ve gecenin zifiri karanligi gunesin tam ortasinda… parcalar en buyuk daglari bile bir sevgi veya bir ofke.. mavi sacli kadin ve kahve gozlu adam.. binlerce samanyolu ne ise yarar icindeki cobanyildizi sondukten sonra.. ve hissetmek katlamaz mi acilari da huzunlerle beraber… dualar, [...] bir demet tiyatrodur yasananlar…artakalan; ya sonrasi…suanda hava oldukca serinlemis durumda… ankara bardaktan bosanircasina yagan bir yagmurla yikandi.. kirlerinden arindi.. ben odamdayim ve penceremden serin ve yagmur kokan guzel bir hava iceri dogru esiyor.. biraz usuyorum… dus sokaginin sarkisi caliyor arkada… bende agir bir huzun hakim… bugun gitgellerden huzunlerde sira… neler hatirliyorum neleri unutuyorum veya unutmuyorum.. bugun ne bugun kim bugun [...] bu gece, …bu gece, saniyeler…Dışarıda şiddetli bir rüzgar eflatun…sevildiginde kacmali mi insan mavi yesil hasretler…gordugum ruyalar mi gercek olan, yoksa yasadiklarim mi kabus.. hangisi gercek hangisi ruya hangisi kabus… nerede kalmis gencligim, cocuklugum… ve nerede bulamadigim o cignenmis gelecegim… sularin arasinda kalip gonulluce bogulmus gibi… su, tuz ve yosun… geceler tuz yaralarima, sabahlar iskence yatagima.. ve beynimin duvarlarinda gezinen kabuslar… burkan bedenimi o mavi yesil ankara isiklari… hafiften [...] |
|||